Neden Sosyal Medyada olmalıyım?
Türkiye ‘de 3G ve geniş bant internet farkındalığı ve kullanımı her geçen gün radikal bir şekilde artıyor. Her ne kadar bu artışların büyük çoğunluğu gençler arasında çevrimiçi oyun çılgınlığı, okuyan gençlik arasında büyük sosyal ağlar ve arkadaşlık servisleri, yetişkinler içinde erotik, spor, haber, kadın, fal ve yemek sitelerini gezmek şeklinde tezahür etsede bilinç ve sanal dünyada demokrasi açısından umudumuz artıyor.
Geçen ay girişimciler ve markaların Sosyal Medya ‘da nasıl var olabileceğini ve nereden başlaması gerektiğini aktarmıştık. Bu ayda Sosyal Medya kanallarının karşılaştırmalarını yapacağız, sonrada firmaların neden Sosyal Medya da var olmaları gerektiği konusunda sebepler aktaracağız, ve ikna edici bazı istatistikler vereceğiz.
Sosyal Medya kanallarının karşılaştırması
Sosyal Medya kanallarını firmaların hedef müşteri gruplarına göre karşılaştırabiliriz.
1. Blog
Hedef pazar ve müşteri kitlesi: B2B
Harcanan efor: 6 birim
Hedef kitleye ulaşma gücü: 5 birim
Örnek servis: Blogger
Blog hazırlayan şirketler öncelikli olarak sektördeki rakiplerini ve iş ortaklarını sonrada müşterilerini ve sempatizanlarını hedeflemektedir.
Yukarıdaki analizde gördüğünüz gibi Blog yazmak için harcayacağınız efor 6 birim olurken, hedef kitleye ulaşma gücünüz 5 birim olacaktır.
2. Mikro-blog
Hedef pazar ve müşteri kitlesi: B2B
Harcanan efor: 8 birim
Hedef kitleye ulaşma gücü: 7 birim
Örnek servis: Twitter
Mikro-bloglarda profil yaratarak mikro besleme ve bilgi girişleri yapan firmalar sektör, iş ortakları ve tabiki müşterileri ile daha sempatik ve samimi bir iletişim kurabiliyorlar. Hap gibi yazılar ve beslemeler yaparak, birde bunları görsel objeler ile süslediklerinde takipçileri sürekli onları takip ediyor ve acaba bugün ne gireceklerini merakla bekler hale geliyorlar.
3. Sosyal ağlar
Hedef pazar ve müşteri kitlesi: B2C
Harcanan efor: 6 birim
Hedef kitleye ulaşma gücü: 7 birim
Örnek servis: Facebook
Müşterileriniz, sempatizanlarınız ve hedef kitleniz Sosyal ağlarda ise! size orada olmalısınız. Tabi Sosyal ağlarda kurumsal siteniz ve blogunuzdan daha sempatik ve samimi bir iletişim kurmalısınız. Espirili yazılar, şirket içinden ve ürünler ile ilgili dedikodular, komik resim ve videolar girebilirsiniz.
Takipçileriniz ile kurduğunuz samimi ilişki size yapıcı eleştiri ve samimi öneriler şeklinde geri dönebilir. Yanlışlarınızı ve iyi yönlerinizi daha samimi bir ortamda öğrenebilir, takipçilerinizin arkadaş çevresine çok hızlı yayılabilirsiniz. Sosyal ağlar vasıtasıyla harcadığınız efor ve emekden fazlasını yeni sempatizan ve potansiye müşteri olarak kazanabilirsiniz.
4. Video paylaşım
Hedef pazar ve müşteri kitlesi: B2C
Harcanan efor: 4 birim
Hedef kitleye ulaşma gücü: 8 birim
Örnek servis: Youtube
Son zamanlarda internet kullanıcıları video paylaşım sitelerinin fanatiği olmuş durumda. Haber ve bilgi portallarıda video ların değerini kavradı ve video suz haber bile girmiyorlar. Kendilerinin ağzından öğrendiğim kadarı ile video suz haber bile okunmuyor artık.
Profil yaratarak firmanız, ürün ve servisleriniz hakkında video lar girebileceğiniz gibi sektör ve gelişmeler ile ilgilide video girebilirsiniz. Bu sayede müşterilerinizin gözünde daha sempatik ve samimi gözükebilirsiniz. Video paylaşım sitelerinde harcadığınız efor ve emeğin 2 katı dönüş alabilirsiniz, bu sebeple özel video içerikleri üreterek kulaktan kulağa internet üzerinden hızlıca yayılmasını sağlayabilirsiniz.
5. Sosyal yerimleri (bookmarks)
Hedef pazar ve müşteri kitlesi: B2C ve B2B
Harcanan efor: 3 birim
Hedef kitleye ulaşma gücü: 6 birim
Örnek servis: Digg
Şirket sitelerinizi, ürün, servis, pazarlama ve satış sayfalarınızı Sosyal yerimleri sitelerinde paylaşarak sektör, iş ortaklarınız ve tabiki müşterilerinizi samimi bir şekilde bilgilendirebilirsiniz. Site ve sayfalarınızın internet adreslerini görsel objeler ve kısa tanıtımlar ile süsleyerek takipçilerinizin sürekli sizi takip etmesini sağlayabilirsiniz. Sosyal yerimleri sitelerinde harcadığınız efor ve emeğin 2 katı dönüş alabilirsiniz, lokal ve global sosyal ağlara paylaşım çok kolay olacağı için yayılmanız çok hızlı olabilir.
6. Foto paylaşımı
Hedef pazar ve müşteri kitlesi: B2C ve B2B
Harcanan efor: 4 birim
Hedef kitleye ulaşma gücü: 6 birim
Örnek servis: Flickr
Video paylaşımı öncesi en büyük zenginlik resim paylaşım siteleri idi, insanlar fanatiği olmuşdu sürekli resimlerini paylaşıyorlar diğerlerinin paylaştıklarını takip ediyor ve kendi çevresine yayıyordu. Bu tür sitelerde profil yaratarak firmanız, ürün ve servisleriniz hakkında fotoğraflar ekleyebileceğiniz gibi sektör ve teknolojiler ile ilgilide fotoğraflar girebilirsiniz.
Fotoğraf paylaşım sitelerinde harcadığınız efor ve emeğin fazlası dönüş alabilirsiniz, bu sebeple eski albümleri karıştırmaya ve onları dijitize etmeye başlayabilirsiniz.
7. Podcast
Hedef pazar ve müşteri kitlesi: B2B
Harcanan efor: 7 birim
Hedef kitleye ulaşma gücü: 6 birim
Örnek servis: iTunes
Şirketiniz, ürün ve servisleriniz ile ilgili dizi tarzında videolar hazırlayıp Podcast servislerinde yayınlayabilirsiniz. O zaman sadece bilgisayar ve mobil telefonlarda kalmaz aynı zamanda müzik ve video oynatıcılarıda hedef kitle arasına almış olursunuz.
Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz;
Her zaman olduğu gibi, klasik Türk uyanıklılığı yaparak en kârlı olanı yani en az emek ve yatırım ile en çok kazandıran yöntemi tercih etmeye çalışacağız. Klasik uyanıklılığımız ile her zamanki gibi hataya düşeceğimizi düşünüyorum.
Burada esas olan Pazarlama ve Reklamcıların söylediği gibi “potansiyel müşteri ve hedef kitleye tüm iletişim kanallarından dokunmak gerekir”. Bütünleşik pazarlama yöntemleri ile kişi ile her kanalda iletişime geçmek ve kendisine şirket, ürün ve servisleri tanıtmamız gerekiyor;
- Basılı yayınlar – gazete, dergi, broşür ve insert ler,
- Dijital yayınlar – internet, mobil, TV ve radyolarda
Dolayısı ile buradan yola çıkarak yukarıda saydığımız 7 kanalda birden potansiyel müşterilerimiz, hedef kitlemiz ve takipçilerimizin karşısına çıkmamız gerekiyor. Onlar ile tüm kanallarda iletişim halinde olmayı, fikir paylaşımı yapmayı ve geri beslemelerini almayı öneriyorum.
Sosyal Medyada bulunmak için temel sebepler?
Güçlü bir Sosyal Medya kültürü her firma için çok faydalıdır. Bu konuya henüz adapte olamamış firmalar için bazı ikna edici sebepler sıralayalım:
Güçlü bir Sosyal Medya kültürü her firma için çok faydalıdır. Bu konuya henüz adapte olamamış firmalar için bazı ikna edici sebepler sıralayalım:
Güçlü bir Sosyal Medya kültürü her firma için çok faydalıdır. Bu konuya henüz adapte olamamış firmalar için bazı ikna edici sebepler sıralayalım:
- Çalışanlar tarafından Sosyal Medya da kalabalık halde gösterilen efor, şirketinizin dijital ortamda daha fazla varlığını göstermesini sağlayacaktır. Bu durumda şirketinizin ücretsiz tanıtımını sağlayacak bilinirliliğini artıracaktır.
- “Social Media-ish” olan müşterileriniz şirketinizi “harika”, “eğlenceli”, “ulaşılabilir”, “kaygısız ve neşeli” ve “samimi” olarak görecektir. Kim bu tür bir şirket ile çalışmak istemez ki?
- Eğer başarılı bir çalışma uygularsanız, şirketiniz bu konuya adanmış ve bağlanmış bir takım gibi hareket eder.
Sosyal Medya pazarlama yöntemleri ve çabaları ancak hedef kitleniz “Social Media-ish” ise anlamlı olmaktadır. Kullanıcıların “Social Media-ish” olarak adlandırılması için Sosyal Medya konusundan azda olsa anlaması ve bir vesile ile herhangi bir Sosyal Medya servisine ucundan bulaşmış olması yeterlidir. Örneğin; Türkiye ‘de Facebook ‘da profil sahibi olan kullanıcılar bu klasmana giriyorlar, ve bu servisdeki verileri ve istatistikleri inceleyerek hedef kitleniz hakkında değerli bilgiler edinebilirsiniz. Hedef kitlenizin Sosyal Medya sitelerinde yeterli zaman harcıyor olması pazarlama çabalarınızdan haberdar olmalarını sağlayacaktır.
Sosyal Medya iletişimin temelinden köklü bir değişime sebep olmuştur. Bazı istatistikler başlangıçta çok kuvvetli olabilir, fakat bunlar mutlak bir şekilde anlamlı gözükmektedir.
İş dünyasından bazı Sosyal Medya istatistikleri:
- Dünyanın en iyi 20 markasının arama sonuçları “UGC (User Generated Content / Kullanıcıların ürettiği içerik)” lere bağlantılanmıştır.
- Blog yazarlarının 34% ‘ü ürün ve marka lar hakkında yorumlara yazılarında yer vermektedir.
- Müşterilerin 78% ‘i dikkate alınmak ister ve kendine özel hizmet verilmesini ister.
- Müşterilerin sadece 14% reklamlara inanıyor ve güveniyor.
- Geleneksel TV kampanyalarının 18% ‘i pozitif ROI (Return On Investment/Yatırımın geri dönüşü) yaratıyor.
- 2010 itibariyle, “Gen Y” jenerasyonu sayısı “baby boomers (bebek patlaması zamanı doğanlar)” sayısını geçecek, ve bunların 96% sı Sosyal Ağlara girecek.
- Sosyal Medya servisleri Internet üzerinde #1 numaraya çıkarak Porno servislerini geçti.
Sosyal Medya ‘ya girmek için en büyük 3 neden
Sosyal ağlar Facebook ve Twitter (geçen ay arama motorlarının arama sonuçları içine entegre oldular, ve Twitter Microsoft Bing ve Google ‘dan $25 milyon kaynağı kaptı.)
Çok seyrek bir şekilde Facebook ve Twitter kullanan bir kişinin Sosyal Medya ‘nın faydalarını bilmiyor olması çok normaldir. Her Sosyal Medya ‘ya giren firma başarılı oldu veya olacak diye bir kâide yok, fakat geçerli olan şu yapılan hatalardan ders alarak aynı hataları tekrarlamak ve benzer hatalara düşmemek. Önümüzdeki aylarda bu risklere ve hatalara da yazılarımızda yer vereceğiz. Bununla beraber, şirketlerin neden “Sosyal Medya” girmeleri gerektiğine dair 3 ana sebebi sıralayacağım :
1. Düşük pazarlama maliyeti
Sosyal Medya pazarlaması çok düşük hatta maliyetsiz bir yöntemdir. Küçük ve limitli reklam bütçesi olan şirketler için Sosyal Medya servisleri kitlelere ulaşmak için mükemmel bir sistemdir. Bunu yapmak için gerekli olan en önemli değer eforunuzdur. Eğer bu eforu sarfetmek için hazırsanız, emin olun fanatikleriniz ve takipçilerinizde hazır olacaktır.
2. Sınır ve limit yok
En büyük faydası sınırsız olması. Buda pazarlamanın müşterileriniz ile sürekli iletişim halinde olmanızı sağlayacak ve onları sıkça kendi hikayeleriniz ve kampanyalarınız konusunda güncel tutmanızı sağlayacak en önemli özelliği ve karakteri olacaktır.
Facebook ve Twitter milyonlarca fanatik ve takipçiniz olmanızı sağlıyor, bunların sayısı işinizle ve eforunuz ile birlikte büyüyebilir. Tabi unutmamak gerekir, geleneksel kanallarda harcadığınız pazarlama bütçelerinden çok daha fazla ROI (yatırımınızın geri dönüşü) sağlayacaktır.
3. Herkesi içine alabiliyor
Ya bu büyük rüzgarı iyi yöneterek hedeflediğiniz noktaya gidersiniz, yada bu rüzgarın altında kalırsınız. Giderek artan şekilde şirketler bandwagon (kazananlar takımı & bandosu) ‘a binmek istiyorlar, ve başarılı bir şekilde Sosyal Medya ‘ya adapte olmuş başarı hikayelerinin yaptıklarını tekrar etmeye çalışıyorlar.
Sosyal Medya’ya başlamanızı yavaşlatacak bir neden yok. Sosyal Medya ‘nın ilk zamanlarında adım atmış şirketlere (küçük şirketler dahil) baktığınızda, çoğunluğu ciddi miktarlarda takipçi kazanmış, sanal ortamda önemli bir varlık, marka ve kâr elde etmeye başlamıştır.
Sosyal Medya ‘ya katılmak için daha ne bekliyorsunuz?
Türkiye ‘de Sosyal medya nerede?
Sizler ile “Sosyal Medya” kullanıma yönelik Vodaco Agency ve Pazarlamadunyasi.com ‘nın beraber geçtiğimiz yılın 3.çeyreğinde yapılan araştırmanın sonuçlarını paylaşmak isterim.
Türkiye ‘de dijital dünyaya adapte olanların arasında yapılan araştırmada “Sosyal Medya” da hangi kanalların ve servislerin ne kadar etkin kullanıldığı sorgulandı.
Araştırmada anlık iletişim araçları (MSN, Gtalk, Yahoo Messenger, vb.), video paylaşım siteleri, sosyal ve iş ağları, içerik paylaşım portalları, blog ve yerimi sitelerini kimler? ne şekilde kullanılıyor? bu servisler mobil cihazları ile kullananlar varmı? gibi soruların yanıtları arandı.
- Araştırmada katılımcıların en çok kullandıkları Sosyal Medya servislerinin başında 92,2% ile MSN, Gtalk ve Yahoo Messenger gibi anlık iletişim araçları geliyor. Dünyada MSN üyeliği bazında Türkiye olarak ilk 3 de olduğumuz bu sonucu doğruluyor .
- YouTube, Metacafe, Dailymotion ve Vimeo gibi video paylaşım sitelerini takip etme oranı 84,1% iken video paylaşma oranımız ise 42,7% de kalıyor.
”BTK kararı ile uzun bir süredir kapalı olan YouTube ‘u başbakanımız dahil sanırım çoğu insan DNS ayar değişiklikleri ile sıkı kullanıyor, bu sayede dünyada kullanım oranlarında Türkiye olarak ilk 5 de çıkıyoruz. ”
- Flickr, Photobucket ve benzerleri gibi fotoğraf paylaşım sitelerini takip etme oranımız 53,3%, bunun yanında fotoğraf paylaşma oranımız 47,5%.
- Facebook, MySpace, Bebo, Hi5, Orkun gibi sosyal ağlarda profile sahip olma oranı 83,7%. Arkadaşlık sitelerinda oran çok yüksek iken LinkedIn, Xing gibi iş ağlarında profil sahibi olma oranı 54,7% lerde kalıyor.
”Facebook üyeliği bazında da dünyada dereceye girmiş durumdayız, son rakamlar ile Amerika, İngiltere ve Kanada gibi dünya devlerinin içinde bazen 3. bazende 4. sırada yer alıyoruz.
Zengin bir millet olduğumuz için dünyada iş yapabileceğimiz iş ortağı, iş arkadaşı ve işbirliği imkanları aramıyoruz, tek işimiz arkadaş aramak, buda manidar bir durum”.
- Delicious, Digg, Linkibol gibi yerimleri (bookmarking) sitelerini kullanma oranımız 27,2%.
”Bu oran dünyada böyle, kendimiz bir şeyler keşfetmek yerine başkasının okuduklarını, ilgi duyduklarını ve beğendiklerin takip ediyoruz. Magazin programları ve ünlüleri fazla takip etmemiz bunu doğruluyor.”
- En az kullanılan Sosyal Medya servislerinin başında 26,4% ile blog okuma yer alıyor. Çok ilginçtirki, biz yazan ve üreten değil tüketen bir millet olmamıza rağmen blog yazma oranımız 33,3% çıkmıştır.
Bu rakam bana çok inandırıcı gelmedi, ya araştırmaya katılan katılımcılar blogculardan seçildi, yada en altta yaptığım yorum geçerli.
- Sosyal Medya servislerinde yorum yazma oranı 73,1%, Sosyal Medya servislerini mobil cihazlar üzerinden kullanma oranı 31,2%.
”Bir üstteki yorumumu bu bölüm içinde tekrarlayacağım. Rakamlar çok iyimser geldi bana, veri örneğini artırmalı ve katılımcı grupları toplumun her kesiminden harmanlamamız lazım.”
- Sosyal Medya da yer alan markalar ile ilgili içeriklerin markalara bakışlarını etkilediğini ifade edenlerin oranı 60,8%, diğer taraftan Sosyal Medya daki içeriklerin markaya bakışlarını değiştirmediğini ifade edenlerin oranı ise 3,6%.
”Markalar için çok olumlu bir gelişme bence, tüm markaları dijital dünyaya ve Sosyal Medya ya yatırım yapmaya davet ediyorum.”
Rakamlara genel olarak bakıp şu şekilde bir çıkarım yapmak istiyorum;
- Önceki aylarda Internet kullanıcılarının kullanım ve paylaşım konusunda sınıflandırmasını vermiştim. Hatırlayanlar vardır, 100 internet kullanıcı arasındaki dağılım nasıldı? 1 kişi içerik giriyor, 9 kişi yorumluyor, kalan 90 kişi sadece izliyor/okuyor.
- Dolayısı ile bu dağılıma göre araştırmada çıkan rakamları kıyaslar isek, Türkiye olarak paylaşım, yorumlama, içerik girme ve blog yazma konusunda dünya ortalamasının çok üstündeyiz diyebiliriz. Yada bizim insanımız her zaman olduğu gibi olduğu gibi görünmek yerine görünmek istediği gibi yanıt veriyor olabilir.
Araştırmanın Künyesi
- Araştırma Vodaco Agency işbirliğiyle Pazarlamadunyasi.com’un 1.243 ziyaretçisi ile gerçekleştirilmiş.
- Araştırmaya katılanların 54,8% ’i erkek, 45,2% ’si kadın.
- Araştırmaya başta İstanbul, Ankara ve İzmir olmak üzere 65 il ile Bulgaristan ve KKTC’den katılım olmuş.
- Araştırmaya katılanların 50, 4% ’ü Üniversite / Yüksekokul, 31,2% ’si Lise (Lise mezunlarının 58,5%‘i şuan Yüksekokul / Üniversite öğrenimi görmektedir.), 15,0% ’i Yüksek Lisans / Doktora ve 3,4% ’ü ise İlköğretim eğitimi almış.
- Araştırmaya pazarlama, satış, finans / muhasebe, bilişim / internet, halkla ilişkiler, reklam ve eğitim başta olmak üzere 31 farklı alanda çalışanlar ile öğrenciler katılmış.
Araştırmayı detaylı incelemek isteyenler www.pazarlamadunyasi.com adresini ziyaret edebilirler.
Ünlüler ile Twitter şimdi daha popüler
Önceki aylarda yazdığımız gibi medyamız Facebook’ tan sonra yeni oyuncağını buldu ; Twitter ve Twitter ‘ı merkeze oturtarak oluşturulan servisler.
Önceki yazılarımızda ulusal medyamızın Twitter ‘ı önümüzdeki aylarda parlatmaya ve sürekli gündeme getirerek kendi reklamlarını yapacaklarını belirtmiştik. Son 2 aydır gazetelerin magazin bölümlerini ve TV deki magazin pogramlarını izliyorsanız ünlüler ve popüler kişiler (sporcular, magazin gündemindeki kişiler, vb.) merkezlerine alarak haber ve reklam yapıyorlar. Sanki bahsedilen ünlü ve popüler kişiler her anını Twitter ‘da paylaşıyor, yada sürekli Twitter ‘da yaşıyor tüm hayranları ve fanatikleri kendilerini oradan takip ediyormuş gibi gösteriyorlar. Makale ve uluslar arası siteleri takip ettiğim için tüm dünyada da işlerin bu şekilde yürüdüğüne kanaat getirdim artık .
Size Türkiye ‘de ünlülerin (sanatçı, yazar, spor ve magazin dünyasında gündeminde bulunan kişilerin) ve programların ne kadar hızlı konuya adapte olduğunu gösteren bazı rakamlar vermek istiyorum.
Dünyada TV programlarında başlayan Sosyal medya çılgınlığına Türkiye ‘de ayak uydurdu. İlk Sosyal Medya TV show ‘umuz çıktı, aralık ayının ilk haftasında Digiturk – Turkmax ‘da Cumartesi geceleri Elif Dağdeviren ‘in sunduğu “Sosyal Alem” programı yayınlanmaya başladı.
Ben ve eşim Cumartesi akşamları fanatiği olduk 4 haftadır izliyoruz. Program stüdyosu ve sunuşu çok amatör görünsede, programın hiçbir akışı olmasada, hatta geçen haftalarda gelen Ali Sunal ve Tarık Ünlüoğlu ‘nun Sosyal Medya servislerine çok yabancı olmaları dahil çok samimi ve esprili bir şekilde aktarılıyor.
Sizde Türkiye ‘de bir ilk olan bu programı takip etmek isterseniz Twitter ‘dan ve Facebook dan Elif Dağdeviren veya Sosyal Alem (sosyalem şeklinde de arayabilirsiniz) ‘i takip listenize alabilirsiniz. Programa ve konuklara sorular, merak ettikleriniz ve katkılarınızı canlı canlı gönderebilirsiniz. Program sırasında arka plandaki panoda canlı canlı mesajlarınız, programa ve size yapılan yorumlar interaktif bir şekilde akıyor. Elif hanım hem programı, hem konukları hemde Sosyal Medya ‘daki mesajları giderek ustalaşarak takip ederek interaktiviteyi ve katılımı sağlamaya başladı.
Programı TV den izleyenler olduğu gibi, tamamen internet ve hatta mobil cihazından takip edenlerde var çok şaşıracaksınız. Konuklara mesaj atanlar olduğu gibi, sevdiklerine mesaj atanlar ve topluma mesaj vermek isteyenlerin duvar panosuna canlı canlı mesajlarını yazabildiği çoklu kanaldan katılımı sağlayan bir ilk gerçekleşiyor. İlgi her programa katılım Sosyal Medya ‘nın önceki haftalarda aktardığımız virüs etkisi ile giderek artıyor.
Tebrikler Elif Dağdeviren, Sosyal Alem ekibi ve projeye inanıp yatırım yapan Digiturk – Turkmax yöneticileri. Devamını ve daha iyilerini diğer medya kuruluşlarından bekliyoruz.
“Biz bu oyuncaklardan üretemiyor muyuz diye sürekli soruyorum kendime, yoksa her sektörde yaptığımız gibi batılının yaptıkları daha çekici gelmeye devam mı edecek?” Bu da benim topluma ve özellikle Türk medyası ile yatırımcılara mesajım olsun .
Kaynak:
- Türkiye ‘de Sosyal Medya araştırması kısmında da www.Pazarlamadunyasi.com dan faydalandım.
- Yazımızın Sosyal Medya da ünlü Türkler kısmı için www.twittertakip.com dan faydalandım.
Görüşmek üzere, kalın sağlıcakla.
Onur Baran Çağlar
kaynak: www.mobillife.net










