Sosyal Medyasız asla!

Bu içerik Genel kategorisi altında. Şubat 4, 2010

Güne başlarken my.Yahoo ‘da toparladığım tüm RSS lerimi (haber siteleri, gazeteler, teknoloji blogları, araştırma raporları, sosyal medya, pazarlama, trend siteleri vb.) takip ederim, iPhone ‘umdaki Nambu uygulamasından Twitter ve Friendfeed ‘deki takip ettiğim kişi ve markaların girdiklerini incelerim. Daha sonra takip ettiklerimden ve kendi düşüncelerimi derlediklerimi sosyal medyadaki hesaplarıma feed (girdi/besleme) ederim. Siz de durum nasıl?

Sosyal Medya nedir?

 Wikipedia daki tanıma göre Sosyal medya; medyanın sosyal interaktiviteler üzerinde yayılmış, her yerden ulaşılabilir ve ölçeklenebilen yayın teknolojileri ile yaratılmış halidir.

Sosyal medya, insan sosyal interaktivitelerine ihtiyaç duyarak, internet, web ve mobil teknolojileri kullanarak genele yayın monologlarını (1 kişiden herkese / 1-to-many) sosyal medya dialoglarına (herkesten herkese / many-to-many) dönüştürmektedir.

Sosyal medya aynı zamanda bilgi ve haberin demokratikleşmesini destekleyerek, insanları sadece içerik tüketicisi olmaktan kurtarıp, aynı zamanda yazan, üreten, izleyen ve bunları paylaşan bir içerik üreticisine dönüştürmektedir.

Bu konunun benzeri 2007 Temmuz ayındaki yazımızda değinmiştik, konumuz “Türketici/Prosumer” yani hem tüketen hemde üreten kişilere verilen ad olarak anlatmıştık.

Buradan yola çıkarak sektör sosyal medya içeriğini; kullanıcıların ürettiği içerik (UGC – User Generated Content) yada tüketicinin ürettiği medya (CGM – Consumer Generated Media) olarak isimlendirmektedir.

Sosyal medyanın 3 bileşeni vardır;

  1. Konsept / konu (sanat, bilgi, aktüel, güncel veya haber)
  2. Medya / İçerik (fiziksel, görsel /resim, video veya sözlü/sesli)
  3. Sosyal çevre ile etkileşim (kişisel doğrudan, topluluk angajmanı, sosyal virüs etkisi, dijital yayın, dijital yayın birliği oluşturma veya basılı yayın tarzında fiziksel medya)

 

Sosyal medyanın oluşan genel biçim ve şekilleri;

  • Konsept, slogan, yüksek hatırlanma ve anlatılan kişiler tarafından tekrar edilen konu ve anlatımlar
  • Halkı harekete geçirecek bilgi, genel konuşma, kurulum, performans, demo gösterisi ve sergiler
  • Paylaşılmış, biriktirilmiş/toparlanmış ve arama motoru algoritmaları teknolojileri (internet ve mobil cihaz bazlı) ile oluşturulan dijital medya
  • Dağıtım için dizayn edilmiş yazılı basın/medya 

 

Kısa Tarihçesi

Sosyal medya terimi bugünkü anladığımız şekline 2006 temmuz ayında kavuştu. O tarihe kadar Wikipedia da şu şekilde tanımlanıyordu; “gazeteciler, editörler ve medya holdingleri tarafından oluşturulan medyadan farklı olarak sosyal ve etkileşimli şekilde halk/grup tarafından oluşturulmuş medya”

Chris Shipley (Guidewire Grup global araştırma direktörü ve kurucu ortağı) Kurucu bugün anladığımız şekilde Sosyal medya kavramını BlogOn 2004 konferansından (konferans konusu“sosyal medya işleri”) ilk ortaya atan kişi oldu. Shipley ve kurucusu olduğu Guidewire grubu “sosyal medya” terimini konferans sonrasındaki katıldıkları tüm etkinlik, tartışma, blog, wiki ler, sosyal ağlar ve ilgili teknolojik ortamlarda katılımcı medyanın yeni hali olarak kullandılar. 

Sosyal medya terimini aynı zamanda Tina Sharkey (öncesinde iVillage kurucu ortağı, şu anda BabyCenter.com ‘un başkanı) 1997 yılında internet bazlı toplulukların oluşturduğu içerik olarak tanımlamıştır. Birde 1995 yılında Darrel Berry işbirliği ile topluluk oluşturmayı, subjektif deneyim ve dijital medya içeriklerinin paylaşımını kolaylaştıran bir yazılım sistemi tarif etmiştir, bu yazılım sistemini “sosyal medya yapıları” olarak tanımlamıştır.

Endüstriyel medya ile farkları

Sosyal medya, endüstriyel medya dan belirgin bir şekilde farklıdır, mesela gazete, dergi, televizyon ve filmlerden çok daha düşük maliyetlere, herkesin elindeki bireysel imkanlar ve erişim kanalları ile bilgilere ulaşabildiği ve kendi katma değerini yayınlayabildiği bir ortamdır. Tam tersine endüstriyel medya da bilgi yayınlamak ve yayın yapmak dikkate değer kaynak ve bütçelere ihtiyaç duymaktadır. Aynı şekilde endüstriyel medya da basılı yayın ve dijital yayınlar hükümet izinleri ve lisanslamaları ile yapılabilmektedir. 

Endüstriyel medya genel olarak “geleneksel”, “radyo/televizyon yayını” veya “kitlesel” medya olarakda bilinmektedir. 

Sosyal medya ve endüstriyel medya bir önemli karakteristiği paylaşmaktadır; her iki medyada yayınlanan bir içerik (blog da bir yazı) “0” kişiye yada milyon kişiye ulaşma potansiyeline sahiptir. 

Sosyal medya ve endüstriyel medya arasındaki farkları tanımlayan bazı özellikler vardır; 

 1.          Ulaşım gücü – Hem endüstriyel medya hemde sosyal medya teknolojileri herkesin küresel ölçekte dinleyici/izleyici/seyirciye ulaşmasını sağlayabilir.

2.      ErişilebilirlikEndüstriyel medyanın üretimi genellikle özel büyük bir grup veya kamu iktisadi teşkilatı himayesinde yapılır; bununla beraber sosyal medya araçları herkesin kullanımına minumum veya ücretsiz şekilde açıktır. 

3.      KullanılabilirlikEndüstriyel medya yapımı/prodüksiyonu uzmanlaşmış vasıflar ve eğitimler gerektirmektedir. Çoğunlukla sosyal medya da bu tür özel uzmanlık gerektirmez, veya bazı durumlarda yeniden uygulama/yorumlama yetenekleri ile herkes üretime katkıda bulunabilir. 

4.      Yenilenme/GüncellikEndüstriyel medya tarafından yaratılan iletişim/komünikasyon süreleri arası uzun (günler, haftalar veya aylar) olabilir, bununla beraber sosyal medya da oluşturulan enstantaneler ve iletişim/komünikasyon çok daha hızlı ve neredeyse anında olmaktadır, sadece yanıt veren katılımcıların süreleri uzayabilmektedir. Endüstriyel medya bugünlerde kendisini sosyal medya araçlarına adapte etmektedir, bu özellik artık ayırt edici bir özellik olmaktan çıkacaktır. 

5.      Süreklilik – Endüstriyel medya genelde yazılı basın şeklinde olduğu için (magazin ve gazete makaleleri basılıp dağıtıldığı için) aynı makale üzerinde değişiklik yapılamaz. Bununla beraber sosyal medya daki yazılar anında güncellenebilir veya yeniden yorumlanabilir.

Topluluk medyası enteresan bir endüstriyel ve sosyal medya hibridi oluşturmaktadır. Her ne kadar topluluklar tarafından sahiplenilsede bazı topluluk radyoları, TV ve gazeteler profesyoneller ve bazı amatörler tarafından idare edilmektedir. Topluluk medyaları hem sosyal hemde endüstriyel medya sistemlerini kullanmaktadır.

Sosyal medya peyzajı

Sosyal medya çok farklı formlarda; internet forumları, web günlüğü, sosyal bloglar, wikiler, podcast ler, video katalogları, resimler, video, değerlendirme/tartışma ve yerimleri servisleri şeklinde oluşabilir. 

Servislerin altında yer alan teknolojiler başlıca; blog, resim, video, müzik, duvar yazıları, e-mail, anlık mesajlar, SMS, MMS, Web&Wap mesajlar, VOIP, vb.

Sosyal medya yazılım ve uygulama örnekleri:

İletişim

  • Blog: Blogger, LiveJournal, Open, vb. Diary, TypePad, WordPress, Vox, ExpressionEngine, Xanga, vb.
  • Mikro-blog / Durum uygulaması: Twitter, Plurk, Tumblr, Jaiku, fmylife, identi.ca, tr.im, ping.fm, Grupton, SMS1230 (Türkiye),vb.  
  • Sosyal ağ: Bebo, Facebook, LinkedIn, MySpace, Orkut, Skyrock, Hi5, Ning, Elgg, vb. 
  • Sosyal ağ agregasyonu / Hayat akışı: NutshellMail, FriendFeed, Meme, Socialzr, Grupton (Türkiye), vb. 
  • EtkinliklerUpcomingEventfulMeetup.com, vb. 
  • Anlık mesajlaşma: MSN, Gtalk, Yahoo Messenger, Skype, vb. 

İşbirliği

  • Wikiler: Wikipedia, Pbwiki, wetpaint
  • Sosyal yerimleri (sosyal etiketleme): Deli.cio.us, StumbleUpon, Google reader, CiteULike  
  • Sosyal haber: Digg, Mixx, Reddit, NowPublic 
  • Görüş/fikir siteleri: Epinions, Yelp

Multimedya

  • Fotoğraf paylaşımı: Flickr, Zoomr, Photobucket, SmugMug, Picasa, pic.im
  • Video paylaşımı: Youtube, Metacafe, Vimeo, sevenload, Slideshare  
  • Canlı yayın: Ustream.tv, Justin.tv, Stickam, Skype, Kyte, Qik, Yahoo Live, vb.
  • Ses ve müzik paylaşımı: imeem, The Hype Machine, Last.fm, ccMixter, Muzik.net, Kavun, GncPly (Türkiye)

İnceleme ve Görüşler

  • Ürün inceleme: epinions.com, MouthShut.com
  • İş/Marka inceleme: yelp.com 
  • Topluluk soru&cevap: Yahoo Answers, WikiAnswers, Askville, Google Answers 

Entertainment 

  • Medya&eğlence platformları: Cisco eos 
  • Sanal dünyaları: Second Life, The Sims Online, Forterra, Habbo, Whyville, Moove, Muse, Kaneva, Gazogen (Türkiye), vb. 
  • Sosyal oyun: Miniclip, Doof, Pogo, Kongregate, Threerings, Hollywoodtycoon, vb. 
  • Yoğun oyunculu çevrimiçi oyunlar (MMO): WorldofWarCraft, Knight Online, Dragon, Silkroad, Perfect World, Luna, Khan, Ikraium, Travian, Ogame, Metin2, İnsilah, Mobiwar (Türkiye), vb. 

Diğerleri

  •  Bilgi agregasyonu: Netvibes, Twine, my.Yahoo, Google reader 

Son yıllarda, pek çok şirket ve marka yukarıda belirtilen platform ve kanalları kullanmaktadır. Sağlık ve ilaç şirketleri diğer endüstrilere göre düzenleyici kurallar sebebiyle daha yavaş adapte olmaktadırlar.

Son zamanlarda bu durum değişmeye başladı, sağlık ve ilaç şirketi sosyal medyayı kullanarak doktor ve hastaları ile iletişime geçmeye başladı.

Özellikle Ebeveyniz.biz, doktoramcam.com, anneyiz.biz, doktorsitesi.com ve uzman.tv gibi siteler bu durumu normalleştirmeye çalışmaktadır. 

Kurumlar için Sosyal medya

Amerika da kurumlar üzerinde yapılan bir Sosyal medya araştırmasına göre farklı büyüklüklerdeki şirketlerin Sosyal medyaya bakışları; 

  • Şirketler, sosyal medya ve dijital pazarlama iletişimlerinde yüksek oranda yer veriyorlar. Bazı oranlar; e-posta ile pazarlama 78%, sosyal ağlar yüzde 72%, SEO ile 67%, mikro-blog lar ile 64% rakamları ile ifade ediliyor. 
  • Kurumlar ilgili doğru bilgi araştırmasında Sosyal ağ ve medyanın iyi bir kaynak olduğu belirtiliyor. 
  • Kurumsal iletişim danışmanları ve PR ajansları, Sosyal ağlar, mikro-blog ve blog sitelerini kurumun resmi portalından daha önemli bir iletişim aracı olarak değerlendiriyorlar. 
  • Mikro-blog lar tercih edilmede 62% ile 59% ‘lık paya sahip blogları geçmiş durumda. E-posta& Mobil pazarlama ve Sosyal ağlar 80% ‘lik payla şirketlerin en çok değerlendirdikleri iletişim kanalları konumundadır. 

Bildiğiniz üzere, kurumların iletişimde en çok önem verdikleri ‘medya ilişkileri’ dir. PR ve dijital ajanslarınında desteği ile iletişimde Sosyal ağlar, bloglar, mikro-bloglar, dijital pazarlama, video paylaşım siteleri, podcast ve RSS servislerine ağırlık vermeye başladılar.

İş geliştirme ve pazarlama konusunda yöneticiler yeni bir çalışan işe alırken 82%’si adayın geleneksel medya bilgi ve tecrübesine, 80% ‘i Sosyal ağlar, 77% blog, 72% ‘lik bir bölüm ise mikro-blog konusunda bilgi sahibi olmasını bekliyorlar.
Dijital teknolojiler ve iş geliştirme konusunda pratik, deneyim ve dikkat edilen yetenekler; içerik yönetimi, e-postay pazarlama, SEO (arama motoru optimizasyonu), mikro-blog, dijital pazarlama, veri anlamlandırma ve blog yazarlığı şeklinde sıralanıyor.

Bu konuda ben biraz daha ileri giderek teknik adayların iş görüşmelerinde dahi akademik ve teorik bilgilerinden önce pratik bilgilerini ve Mobil&Internet deneyimlerinin üzerine giderim. Kişilere bir internet sitesi veya blog sahibi olup olmadığını sorarım, internet üzerinde bir site, portal veya topluluk yönetmediğini irdelerim. Uluslar arası SEO, Sosyal ağ, medya, servis ve yayın trendlerini takip etmediğini kontrol eder, pratik hayattan bazı tuzak sorular sorarım.

Araştırma sonuçları, sosyal medyanın artık kurum pazarlama ve iş geliştirme ekiplerinin ‘boş zamanlarında’ yaptıkları bir iş olmaktan çıktığını, ayrı bir dijital pazarlama ve iş geliştirme ekipleri şeklinde değerlendirilmesine başlandığını gösteriyor.

Araştırma sonuçlarını şöyle özetleyebiliriz :

  • Sosyal medya iletişimi ve dijital pazarlama becerileri halkla ilişkiler ve pazarlama iletişiminde önemli bir yer tutmaya başladı. Bu nedenle, şirketler Sosyal medya ve dijital pazarlama kanallarını tutkulu ve genç bir ekip ile yönetmeleri gerekiyor.
  • Pazarlama departmanı, e-posta, SEO (arama motoru optimizasyonu) ve dijital reklamlar ile stratejilerini gerçekleştirirken, halkla ilişkiler ve dijital pazarlama ekipleride mikro-blog, blog, sosyal ağ ve içerik yönetimine ağırlık vermeleri toplam pazarlamaya yarar sağlar.

 

Sonuç olarak, kurumların pazara sundukları ürün, servis ve hizmetler ile ilgili mevcut ve potansiyel müşterilerine kaliteli içerik oluşturması ve onlar ile her kanaldan iletişime geçmesi gerekliliği önem kazanmaktadır.

 Sosyal Medya İçin 4 Temel Adım:

 İster kurum ister bağımsız bir kişi olun Sosyal medyaya girmek için birçok kompleks sorun ile uğraşmak durumundasınız. Çoğu zaman bunların üstesinden bir şekilde gelebilirsiniz, sadece nereden başlayacağınızı bilemeyebilirsiniz. Bu durumda paralize olmaktansa, aşağıdaki şemada özetlenen kritik 4 basit adımı anlamak ve uygulamaya çalışmak daha iyidir.

Şemada gösterilen 4 adım şu şekilde sıralanır:

  1.     Dinle
  2.     Etkile:  Sohbete katıl 
  3.     Reaksiyon Göster: Ürün ve servislerine dayanarak ayarla
  4.     Sat

Kurumlar sık sık Sosyal medya kavgasına girer ve doğrudan 4. adıma atlayarak satışa odaklanır. Bu yapabileceğiniz en kötü şeydir ve etkili olmayacaktır. Önce dinleyerek başlamanız gerekir, dinlemeden diğer 3 adımın başarısı yakalanamaz.

Şemada farkettiğiniz gibi kurumlar için olan basamaklar müşteri için tam tersine işliyor. Kolay anlaşılır olması için şöyle düşünebiliriz, müşteri için basamakları 5,6,7,8 ile numaralandırabiliriz, bu basamaklar müşterinin ürünü satıcı firmadan satın alması ile başlar.

  • Müşteri için ilk basamak ürünü ve servisi anlamak ve beklentilerini karşılıyormu anlamak için “Dinlemek” ile başlar.
  • Müşteriler aldıkları ürün ve servisler ile ilgili inter aktivite ye girer, etkilenir ve “Etkiler”.
  • Müşteri aldığı ürünün ve hizmet kalitesi ile ilgili görüş ve düşünceleri için “Reaksiyon” gösterir.
  • Müşteri beğendiği veya beğenmediği kurum/ürünü başkalarına “Satar”. Memnun kalırsa överek sizin satış temsilciniz şeklinde anlatır, eğer memnun kalmaz ise durum kötü zira kötü haber daha hızlı yayılır.

Kurum olarak eğer 4 adımı geleneksel merdiven sistemi yerine yürüyen merdiven gibi kullanarak hızlıca angaje olursanız, size pozitif bir çember hareketi ve döngüsü sağlar. Sosyal medyanın güzelliğide buradadır, bu sayede uygun bir motivasyon ve ivme ile ürün ve hizmetlerinizi en tepeye çıkarabilrsiniz.

Bu durum kısaca “Socialnomics” olarak isimlendirilmeye başladı, anlamı “Sosyo-ekonomik” olarak halk içinde zıplama yaratmak anlamına geliyor. 

 

 

 CeBIT Bilişim Eurasia 7-11 Ekim 2009 da  yapıldı

Türkiye’nin Mobilişim teknolojileri konusunda Avrasya’ya açılan ticaret kapısı olan CeBIT bu sene isminide genişleterek CeBIT Bilişim Eurasia ve CeBIT Broadcast, Cable & Satellite Eurasia 2009 adı ile 22 ülkeden gelen 1.224 katılımcısının sergilediği yeni ürün, uygulama ve hizmetlerle iş dünyamızın geleceğine ışık tutmaya çalıştı. Onuncu kez teknoloji tutkunlarıyla buluşan CeBIT Fuarını bu sene 5 günde 146 bin 572 kişi ziyaret etti. 

Avrasya’nın en büyük teknoloji platformu CeBIT Bilişim Eurasia ile, 7-11 Ekim tarihlerinde bu yıl ilk defa düzenlenen CeBIT Broadcast, Cable & Satellite Eurasia ile bilişim, yayıncılık ve uydu sektörlerinin kalbi İstanbul’da attı. 

Açılışını 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün yaptığı, Türkiye’nin bilgi ve iletişim teknolojileri konusunda Avrasya’ya açılan ticaret kapısı CeBIT Fuarları, iş dünyasındaki profesyonellerin ilgi odağı oldu. Beş gün boyunca başta T.C. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım olmak üzere, pek çok bakan, milletvekili ve üst düzey bürokratın ziyaret ettiği fuarlarda iş dünyası ve son kullanıcılar için tanıtılan 500’ün üzerinde yeni ürün, hizmet ve uygulama damgasını vurdu. 

Geçen sene bilişim sonrası yazdığımız yazıda; özellikle 7. bölümün (Telekom ve GSM Operatörlerinin bulunduğu) teknolojinin çok dışına çıkarak, yüksek gürültülü show ve gösteriler ile ürün satışına dönüştüğünü belirtmiştim. Sektörün uzmanları ve ilgililerinin bu konuda çok şikayetleri ve serzenişleri oldu. Bende bu yönde yazı ve görüşler bildirmiştim, hatta bu şekilde devam ederse sonraki senelerde katılımın azalacağını belirtmiştim. 

Sonuçta ne oldu?

Bu sene GSM Operatörleri ve Türk Telekom fuara katılmadı. Bu sene ortam medya grupları ve Internet sağlayıcılara kaldı, show ‘u daha çok medya grupları ve ağırlıklı olarak Çin ‘de üretim yaptıran cihazları üreticileri yaptı.

Onur Baran Çağlar

Kaynak:  www.mobillife.net

Yorum Yaz

*


Slider by webdesign